Serkan Ocak

Loading

Travel Blog

'Sit' için kurda kuzu korkusu

Böylesi ancak Türkiye'de olur: Çevre Bakanlığı doğal sit'lerle ilgili 'Son kararı ben veririm' dedi. Tüm çevreciler ayaklandı. Peki neden?

29 Ekim 2010

Hidroelektrik santral merkezi haline getirilmek istenen Rize İkizdere’nin doğal sit alanı ilan edilmesinin hemen ardından, var olan tüm sit alanı kararlarını ‘çöpe atabilecek’ bir tasarının TBMM gündemine alınması, çevrecilerde şoke etkisi yarattı.
TEMA, WWF- Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Doğa Derneği, Greenpeace Akdeniz, Sualtı Araştırmaları Derneği, Karadeniz Doğa Koruma Federasyonu, Kuş Araştırmacıları Derneği gibi 45 sivil toplum örgütü tarafından kurulan Tabiat Kanunu İzleme Girişimi, acil toplandı. İstanbul’da ise grup üyeleri salı günü toplanacak.
Girişim üyelerinden Doğa Derneği Başkanı Güven Eken, “Yasalaşması halinde Türkiye’de bir tek korunan alan bile kalmayacaktır. Bu, doğanın gördüğü en karanlık kanun tasarısıdır” derken, Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan da “HES yapılmak istenen vadilerde yaşayan halk doğal yaşam alanlarına sahip çıkmışlardır ve bundan sonra da sürdüreceklerdir” dedi.
‘Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Kanunu’ tasarısı kanunlaşırsa, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bünyesindeki koruma kurullarının yerine Çevre Bakanlığı’na bağlı ‘Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Kurulu’ kurulacak. Kurulda 14 bürokrat, dört akademisyen ve iki sivil toplum temsilcisi yer alacak. Tüm sit alanı kararları ‘gözden geçirilecek’.
Yani zaten sit alanı ilan edilmiş bir yerin sit olup olmadığına ağırlıklı olarak hükümete bağlı bürokratlardan oluşan bir kurul karar verecek. Halen var olan koruma kurulları ağırlıklı olarak üniversiteye bağlı akademisyenlerden oluşuyor. 

‘Bu bir AB tasarısıdır’
Çevre ve Orman Bakanlığı, tasarının İkizdere ile hiçbir ilgisi olmadığını ve tasarıyla ilgili hazırlıkların eskiye dayandığını savundu. Açıklamada “Söz konusu tasarı 2002 yılından bu yana üzerinde çalışılan bir konu. 21 Aralık 2009’da AB Çevre Faslı’nın açılmasıyla süreç hızlandı. Tasarıya 6 Ekim’de nihai hali verildi” denildi. 

Tereddütlü bir bakan
Koruma kurullarının bağlı olduğu Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tasarıya tereddütle yaklaşıyor: “Tereddütlerimiz var. Bu yasama döneminde çıkması mümkün değil. Bence bu yasama döneminde çıkması da doğru değil. Çünkü aceleye getirilerek çıkartılacak bir yasa değil. Ama yasa bizden bazı şeyleri almıyor sadece, bazı alanların yönetimini de bize veriyor. Yasa üzerinde biraz çalışılması gerekiyor.”
Enerji Bakanı Taner Yıldız’e göre ise İkizdere kararı zaten yanlış: “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun da er geç bu yanlışından (İkizidere kararı) döneceği kanaatindeyim. Bakanımız (Günay) benden daha az hassas bir insan değil. Benzer hassasiyeti yaşıyor ve taşıyoruz. O da gereğini yapacaktır.”

Yaygaracılar!
Çevre Bakanlığı, Radikal’de 27 Ekim günü yayımlanan ‘ Anadolu Dere A.Ş. sunar’ başlıklı yazı için bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:
“Özel sektörümüz 1600’e yakın HES projesi için başvurmuştur. Bu projeler tamamlandığında ülkemiz yılda 80 bin milyar kilovat/saat enerji üretecektir. HES projesine karşı çıkanlar işte bu yüzden yaygara koparmaktadır. Bu çevreler, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığının devamından yanadır. Bütün engellemelere rağmen bu projeler hayata geçirilecektir.”

31 davada çevreciler gülmüştü
Çevre Bakanlığı yasa tasarısının son İkizdere kararıyla ilgisi olmadığını açıkladı. Ancak tasarının zamanlaması dikkat çekti. Tasarı pek çok HES yapılmak istenen İkizdere’nin sit alanı ilan edilmesinin üzerinden bir hafta bile geçmeden gündeme geldi. Son günlerde HES’lerle ilgili davalarda çevreciler lehine çıkan kararlar da cabası. Doğu Karadeniz’de bir kısmı yapılıp bitmiş, bir kısmı sadece kâğıt üzerinde olan bu projelere 80’i aşkın dava açıldı. Bu davalardan 31’i çevrecilerin lehine sonuçlandı. Onlarca dava da sürüyor. Çevre Bakanlığı’nın 2003’te yürürlüğe giren Su Kullanım Hakkı Anlaşması çerçevesinde tüm Türkiye’de 1600’e yakın HES projesi planlanıyor. Trabzon’da 228, Rize’de 66, Artvin’de 121, Ordu’da 65, Giresun’da 94 HES yapılması gündemde.

Bildiğin ‘sit’leri unut
Çevre Bakanlığı’nca hazırlanan ve TBMM’ye sunulan yasa tasarısında şu değişiklikler var: Mevcut doğal sit ilan edilmiş alanların statüsü sona erdirilecek. Bu kararı Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlık edeceği ‘Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Kurulu’ verecek. Çevre Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlık edeceği 20 kişilik kurulda sadece dört akademisyen iki sivil toplum kuruluşu temsilcisi bulunacak. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ve turizm merkezi olarak ilan edilecek yerler için Çevre ve Orman Bakanlığı’nın uygun görüşünü almak zorunlu olacak. Çevre ve Kültür bakanlıkları kararları çakışırsa Çevre Bakanlığı’nın dediği olacak.

  • Paylaş:
alternative title

YORUMLAR